19 Şubat 2010 Cuma

Benim Dengemi Bozmayınız

Sizin alınız al inandım
Sizin morunuz mor inandım
Tanrınız büyük amenna
Şiiriniz adamakıllı şiir
Dumanı da caba
Ama sizin adınız ne?
Benim dengemi bozmayınız
Bütün ağaçlarla uyuşmuşum
Kalabalık ha olmuş ha olmamış
Sokakta yitirmiş cebimde bulmuşum
Ama sokaklar şöyleymiş
Ağaçlar böyleymiş
Ama sizin adınız ne?
Benim dengemi bozmayınız
Aşkımda değişebilir gerçeklerimde
Pırıl pırıl dalgalı bir denize karşı
Yan gelmişim diz boyu sulara
Hepinize iyi niyetle gülümsüyorum
Hiçbirinizle dövüşemem
Siz ne derseniz deyiniz
Benim bir gizli bildiğim var
Sizin alınız al inandım
Morunuz mor inandım
Ben tam kendime göre
Ben tam Dünya'ya göre
Ama sizin adınız ne?
Benim dengemi bozmayınız...
Sezen AKSU

Mantık - His

Yeryüzünde bir çok insan bu ikileme düşer.

Mantık mı, his mi daha önemli?

Ben her zaman hissiyatımı kullanmışımdır. Mekanik değilim ki, analiz edip, ölçüp, tartıp, biçip karar vereyim. Dünya'ya bir kere geliyorum, elbette ki hislerime önem vermeliyim. Yoksa yaşanan hayat benim olmaktan çıkar, düzene ayak uydurmuş bir zavallı olurum. İçimdeki bastırılmış kişiliğim gün gelir hesap sormaz mı bana; Nedir bu halin? diye...
Canımın canı yandığında doya doya üzülemiyorsam, özlediğimde saramıyorsam, mutlu çift gördüğümde kafamı çeviriyorsam, geçmişe saplanıp geleceğe umutla, korkusuz, cesur bakamıyorsam, aşkıma sahip çıkamayıp hep başkaları için kalbimin yerinde taş taşıyorsam, içinde kelebekler uçuşan kalbime zehirli gaz bombası yolluyorsam, koşmak yerine ağır yürüyorsam, zıplamak yerine büyüdüm ben diyorsam, aramak yerine gurur yapıyorsam, AN'ı yaşamak varken erteliyorsam, affetmek yerine sırt dönüyorsam, sevdiceğimle ağaç gölgesinde sohbet etmek varken yatağımdan çıkmıyorsam, en büyük kötülüğü aslında kendime yaptığımı hala anlamıyorsam, içimdeki duyguları dolu dizgin yaşamak dururken zipleyip saklıyorsam, nedeni ne olursa olsun yaşamı gerçekten yaşayamıyorsam ben gerçekten var mıyım ya da ben gerçekten tam mıyım?
*
Yapmak isteyipte yapamıyor musun?
Yoksa yapmak istemiyor musun?
Bu ikisini iyi ayırt etmek gerek. Aralarında uçurum kadar fark var.
*
Beyin ölümü gerçekleşmiş bir hasta yaşamaya devam eder, ama kalbi duran biri için bunu söylemek mümkün olmaz. Beyin ile kalbin önemi bundan daha basit bir mantıkla karşılaştırılamaz. Ruhsuz deriz ya hani, işte gün olur benliğimizden vazgeçeriz, kimliğimizi tanıyamayız, ruhumuz aslında beynimizin esiri olmuştur. İçimizde yaşattığımız yabancıya aittir artık hayatımız. Ne yaşamaktan keyif alırız, ne ölmekten... Öyle ot gibi yaşar, sonbahar gelince de kurur gideriz...
Gönlümden geçenler..
sufi-saja'dan esinlendim.

17 Şubat 2010 Çarşamba

Aşk kurabiyeleri

Ta ta ta taa...

14 Şubat sevgililer günü temasına uygun hazırladığım bu aşk kurabiyelerimi huzurlarınıza sunmaktan onur duyarım ! :)


Her güç sabır ile zaman birleştirilerek sağlanır. (Balzac)
Düşüncelerini ne güzel kaleme dökmüş Fransız yazar Balzac. Aşk ülkesinde yaşamasıyla ilgili değildir sanırım. Zaten aşkın ülkesi olmaz ki, iki aşık bir ülkeyi birlikte kurar. Bu da benim sözüm olsun :) Lafı daha fazla uzatmadan kısaca şunu söylemek istiyorum. Aşkla, sevgiyle, emekle, sabırla yapılan herşey güzeldir.

Ünlü Fransız şarkıcısı Gerorges Mostaki'den çok sevdiğim bir parçası olan Le meteque' yi de günün anlam ve önemine istinaden dinlemenizi tavsiye ediyorum :)


Malzemeler:
2 su bardağı un
1 su bardağı nişasta
4/3 margarin
1 yumurta
kabartma tozu
tarçın
zencefil
kakao
bal
şeker hamuru


Yapılışı:
Bütün malzemeleri plastik bir kapta yoğurup 3 parçaya ayırıyoruz. Birinci parçaya tarçın ve zencefil, ikinciye kakao ilave edip tekrar yoğuruyoruz. Kalan üçüncü parçayı ben sade kullandım. Kalpli kalpli kalıplarla şekil verdiğim kurabiyeleri 180derecelik fırında 15dk pişirdim. Hafif soğuduktan sonra merdaneyle açıp yine kalpli kalıplarla kestiğim şeker hamurlarını bal yardımıyla kurabiyelerin üzerine sabitledim. Çeşitli figürlerle süslediğim kurabiyelerim sandığımdan da güzel oldu. İtiraf etmeliyim 6saatimi aldı ama görüntüye değdi :)

Sevgi dolu günler, afiyet olsun !

7 Şubat 2010 Pazar

Keçeden Broş


İkisini de çok sevdim ! (:

Keçeden Kolye

Sonunda bende keçeden birşeyler yapmaya başladım. Beyaz kazakla çok hoş durdu ! :)

Gül Kurabiye



Malzemeler:
1 paket margarin
1 su bardağı pudra şekeri
1 yumurta
Aldığı kadar nişasta
Kabartma tozu






Yapılışı:
Bütün malzemeleri plastik bir kapta yoğuruyoruz. Merdane yardımıyla açtığımız hamuru çay bardağıyla daire şeklinde kesiyoruz. Daha sonra kestiğimiz daireleri 4 er tane olacak şekilde üstüste diziyoruz. Rulo halinde sarıp ortadan kesip, tepsiye diziyoruz. 180 derecelik fırında pişmeye bırakıyoruz.


Afiyet Olsun !

5 Şubat 2010 Cuma

Nido dizayn

Bu kanepe ve koltuk takımlarını çok beğendim. :)
Sizce de çok farklı, rahat ve kullanışlı görünmüyorlar mı? Çeşitli minder, şal veya yastıklarla odanızın dekoruna göre kullanabilirsiniz.

Fiyatı sitede verilmemiş fakat çok ucuz olduklarını sanmıyorum.. :)


7 Ocak 2010 Perşembe

Kış Bakımı

Kış aylarında deriyi etkileyen en önemli faktörler; soğuk hava, kuru hava, klimalar ve kaloriferle ısınan kapalı ortamlar, çevre kirliliği, kalın, yünlü, sentetik giysiler ve cilt temizliğinin (banyo, yıkama) yaz aylarından daha seyrek yapılmasıdır.

Kış aylarında yapılması gereken bakımlar;

Temizlik: Yüz ve vücudumuza, kurumaya engel olmak amacıyla kremli veya yağlı sabun ve jeller kullanılmalıdır.
Nemlendirme: Yüz ve vücut deri tipine uygun nemlendiriciler (gliserin, vazelin, üre, laktik asit, hyaluronik asit içerenler) her banyodan sonra uygulanmalı ve kuruluğa engel olunacak şekilde nemlendiriciler daha sık sürülmelidir.
Peeling: Kışın deri tipine göre sıklığı ayarlanarak glikolik asit, retinoik asit veya salisilik asit içeren jel, krem veya maskelerle derinin ölü tabakası yenilenmesi mutlaka sağlanmalıdır.
Güneş koruması: Kış aylarında da güneş koruması devam ettirilmelidir. Özellikle karda (yansıma nedeniyle), yüksek yerlerde güneşin etkisi artmaktadır. Yağmurlu havalarda bile güneş açtığında ışığa duyarlı ciltler en az SPF 15-30 arası sprey, krem veya losyon formlarındaki koruyuculardan kullanmalıdır.
Anti-aging: Retinoik asit, glikolik asit, askorbik asit ve peptidler, krem, serum, maske şeklinde uygulanmalı; sistemik olarak antioksidan vb. gerekli maddeler kapsül veya tablet formlarında alınmalıdır.
El bakımı: Soğuk havalarda gliserin, vazelin, lanolin içeren el kremleri daha sık uygulanmalı, el sabunları kremli veya yağlı olmalı, eldiven kullanılmalıdır.
Ayak bakımı: Kış günlerinde kalın çoraplar, bot, çizme içinde uzun süre kalan ayaklara salisilik asit ve üre içeren krem ve pomadlar düzenli olarak uygulanmalıdır. Ayrıca, mantar öldürücü maddelerin sprey, pudra, köpük, krem şeklinde uygulanması, mantar enfeksiyonlarına karşı ayakları korur.
Saç bakımı: Saçları soğuk hava ve çevre kirliliğinden korumak için yumuşak şampuanlar ve saç kremleri uygulanması, saçları-tırnakları güçlendiren biotin, çinko, demir kullanılması kışın özen gösterilmesi gereken bir diğer konudur.
Tırnak bakımı: Tırnaklar da soğuk havalarda daha çok kırılır ve incelir. El kremleri, tırnakları korumak için yeterli olmamaktadır. Bu nedenle tırnak koruyucu kremlerin düzenli kullanılmasına dikkat edilmelidir.
Beslenme: Beslenme de deriyi korumak için dikkat edilmesi gereken bir faktördür. A, C, E vitaminleri, çinko, bakır, demir, selenyum alımı yanında zayıflama diyetlerinin abartılmaması ve yağ, karbonhidrat kısıtlamasının dozunda yapılması önemlidir.

Bakımlı, sağlıklı günler..

6 Ocak 2010 Çarşamba

Sponge Bob !

Merhaba Örgüsever dostlarım,

Amigurumi tekniğini kullanarak bu sefer çizgifilm karakteri olan Sünger Bob'u denemek istedim.

Aslında oyuncak yapma fikriyle başlamıştım örmeye daha sonra üzerinde hafif oynamalar yaparak cüzdan haline dönüştürdüm.

Ortaya böyle bir manzara çıktı.

Şuan da telefon kılıfı olarak bile kullanılıyor =)


Örgü süreci;
25 sık iğne üzerine 3 sırada bir arttırarak 20 sıraya yakın 2 kare parça ördüm. Daha sonra parçaları 3 kenarından birleştirmek için diktim.

Gözleri için siyah 5 zincir üzerine 2 sıra mavi sık iğne, 2 sıra beyaz sık iğne kullandım. Gözlerini ördüğüm kareye beyaz iple diktim.

Kirpikleri ve geri kalan kısımları için yine iğne yardımıyla renkli iplerle işledim.

5 Ocak 2010 Salı

İlk mimim :)

Konusunu çok beğendiğim bu mimi hazırlamak için çok düşündüğüm söylenemez. 2oo9 yılında yüzümde gülümseme oluşturan, kimi zaman kahkahalara dönüşen güzel olaylar yaşadım. İşte bunlardan bir kaçını sizlere sunuyorum.

Sevgili Tuğba mim için çok teşekkür ederim :)
Umarım 2o1o yılı hepimiz için muhteşem bir yıl olur :)
1) 5 sene sonra ilk kez Üniversite arkadaşlarımla Tekne Turu düzenledik, yedik içtik gezdik. Üniversite yıllarımı tadmaktan ve arkadaşlarımı görmekten çok keyif aldım.
2) Yine 8 sene üzerine lise arkadaşlarımla muhteşem bir Karaoke düzenledik. Bol sohbet, bol muhabbet, gırgır, şamata, sevgi ve müzik dolu bir gündü.
(eski arkadaşlıklarla vuslat dolu bir yıl olmuş :)
3) Emir bana ilk kez teyze demeye çalıştı :)
4) Çok istediğim Mövenpick'in hazırladığı Çikolata kursuna katıldım :)
5) İlk şeker hamurlu kurabiye denemem başarıyla sonuçlandı :)
6) Amigurumi ile tanıştım :)
Blog Widget by LinkWithin