12 Eylül 2009 Cumartesi

Supangle

Malzemeler:

1 lt. süt
1 su bardağı un
1.5 su bardağı şeker
2yemek kaşığı kakao
2yemek kaşığı damla çikolata
hindistan cevizi





Yapılışı:

Derin bir kaba soğuk sütle beraber unu, şekeri ve kakaoyu ilave edip karıştırıyoruz. Top top olmaması için mikserlede karıştırabiliriz. Daha sonra ocağa alıyoruz ve kaynayıncaya kadar karıştırıyoruz,sonra ocaktan alıp içine damla çikolatadan 2yemek kaşığı kadar ilave edip çok az karıştırıyoruz. Ben kaselerin içine evdeki kurabiyelerden 1er tane kırarak koydum ve üzerine supangleyi döktüm. Yerken daha lezzetli oldu.. Afiyet olsunn ;)







9 Eylül 2009 Çarşamba

Herşeyde Bir Hayır Var !

Bir zamanlar Afrika'daki bir ülkede hüküm süren bir kral vardı. Kral, daha çocukluğundan itibaren arkadaş olduğu, birlikte büyüdüğü bir dostunu hiç yanından ayırmazdı. Nereye gitse onu da beraberinde götürürdü. Kralın bu arkadaşının ise değişik bir huyu vardı.
İster kendi başına gelsin ister başkasının, ister iyi olsun ister kötü, her olay karşısında hep aynı şeyi söylerdi:
Bunda da bir hayır var!
Bir gün kralla arkadaşı birlikte ava çıktılar. Kralın arkadaşı tüfekleri dolduruyor, krala veriyor, kral da ateş ediyordu. Arkadaşı muhtemelen tüfeklerden birini doldururken bir yanlışlık yaptı ve kral ateş ederken tüfeği geriye dogru patladı ve kralın baş parmağı koptu. Durumu gören arkadaşı her zaman ki sözünü söyledi:
Bunda da bir hayır var!
Kral acı ve öfkeyle bağırdı:
Bunda hayır filan yok! Görmüyor musun, parmağım koptu?
Ve sonra da kızgınlığı geçmediği için arkadaşını zindana attırdı. Bir yıl kadar sonra, kral insan yiyen kabilelerin yaşadığı ve aslında uzak durması gereken bir bölgede birkaç adamıyla birlikte avlanıyordu. Yamyamlar onları ele geçirdiler ve köylerine götürdüler. Ellerini, ayaklarını bağladılar ve köyün meydanına odun yığdılar. Sonra da odunların ortasına diktikleri direklere bagladılar. Tam odunları tutuşturmaya geliyorlardi ki, kralın başparmağının olmadığını farkettiler.
Bu kabile, batıl inançları nedeniyle uzuvlarından biri eksik olan insanlar yemiyordu. Böyle bir insanı yedikleri takdirde başlarına kötü olaylar geleceğine inanıyorlardı. Bu korkuyla, kralı çözdüler ve salıverdiler. Diğer adamları ise pişirip yediler.
Sarayına döndügünde, kurtuluşunun kopuk parmağı sayesinde gerçekleştiğini anlayan kral, onca yıllık arkadaşına reva gördüğü muameleden dolayı pişman oldu. Hemen zindana koştu ve zindandan çıkardığı arkadaşına başından geçenleri bir bir anlattı.
Haklıymışsın! dedi. Parmağımın kopmasında gerçekten de bir hayır varmış .İşte bu yüzden, seni bu kadar uzun süre zindanda tuttuğum için özür diliyorum. Yaptığım çok haksız ve kötü birşeydi. Hayır diye karşılık verdi arkadaşı. Bunda da bir hayır var!
Ne diyorsun Allah aşkına diye hayretle bağırdı kral Bir arkadaşımı bir yıl boyunca zindanda tutmanın neresinde hayır olabilir.?!
Düşünsene, ben zindanda olmasaydım, seninle birlikte avda olurdum, değil mi?
Ve sonrasını düşünsene.....

3 Eylül 2009 Perşembe

Örme Bikini

Merhaba örgü sever dostlarım :)
Yaza başlarken aklımda hep örgüden bikini yapma fikri vardı. Sonunda örmeye karar verdiğim gün kendimi tuhafiyede rengarenk ipliklere bakarken buldum. 4 renk ip aldım. Sarı, Krem, Turkuaz, Yeşil...
O muydu bu muydu derken sarı ipte karar verdim ve ortaya bu şirin bikini çıktı. Aslında boyuna çıkan iplerin altına çiçek motifi örüp ilave edecektim ama acilen tatile çıkmam gerektiği için yapamadım, zaten son gün bitirdim :)
Mesela sırttan bağlanan iplerin ucuna da çiçek motifleri dikilebilir.. Bir daha ki sefere daha süslü yapıcam :)
Size de tavsiye ederim gerçekten çok beğenildi ;)

2 Eylül 2009 Çarşamba

Eylül geldi, Hoş geldi :)



Eylül "ben geldim" dedi.

Hemen ilk günlerinde bizi yağmurla buluşturan Eylül ayını,
hangi model elbiselerle karşılayacağız bir bakalım..

Pastel tonların hakim olduğu elbiselerde mor renge ağırlık verilmiş..









Örgü elbiseler çok beğenilecek



kareli kumaş ;)
modeller..victoria's secret..

27 Ağustos 2009 Perşembe

Final Destination V

Veee.. Yeniden.. Final Destination !
Eğer sizde bir korku filmi tutkunuysanız bu filmi mutlaka görmelisiniz.. Önceki serileri muhteşem olan bu filmin 5.serisi 28 Ağustos'ta sinemalarda !
Yönetmen: David R. Ellis
Tür: Horror,Thriller
Ülke: USA
Dil: English
Slogan: Take the trip in Real D 3D
Konu: After a teen's premonition of a deadly race-car crash helps saves the lives of his peers, Death sets out to collect those who evaded their end.
Süre: 82 dk
Konusu : Nick ve arkadaşları haftasonunda araba yarışı izlemeye giderler. Bu sırada Nick yarışın yapıldığı stadyumda çok büyük bir kaza meydana geldiğini, insanların öldüğünü ve stadyumun izleyicilerin üzerine yıkıldığını görür.
Nick bu gördüklerinin birazdan yaşayacakları bir felaket olduğunu farkederek, 12 kişiyi kendisi ile birlikte stadyumdan çıkmaya ikna eder ve böylece kazadan kurtulmuş olurlar.
Ama ölüm yarım kalan işini bitirmek için geri döner. Stadyum kazasından kurtulanları çok daha korkunç kazalar beklemektedir...

27 Temmuz 2009 Pazartesi

İstanbul'da Yeşil




İstanbul ' da,

Yeşillikler içerisinde küçük şirin bir bahçe..

Yeğenim Emir,
Dedesi ve Anneannesiyle çok mutluuu :)






Fasülye sandığım sarmaşık çiçek

Sivri biber çiçeği

Dolmalık biber


Armut ağacı

Domates

Ayçiçeği
Elma ağacı

Sivri domates

21 Temmuz 2009 Salı

Yapıcı Konuşmalar İçin Önemli Kurallar

Yapıcı konuşmalar için 10 önemli kural

1. Hayat arkadaşınız üzerinde olumlu bir şekilde konuşun. Sürekli onun yaptığı hatalardan bahsetmek ilişki için bir zehirdir.

2. Dinlemek için kendinize zaman tanıyın. Hayat arkadaşınız konuştuğu zaman sözünü kesmeyin, söylemek istediklerini sonuna kadar dinleyin.

3. Konuştuğunuz zaman açık bir şekilde "ben" ifade şeklini kullanın. Örneğin, "Ben kendimi iyi hissetmiyorum, eğer sen..." ya da "Sen her zaman bunu yapıyorsun..." şeklindeki genel ifadeler karşınızdaki kişinin savunma pozisyonuna girmesine neden olur ve bu kavganın başlanıcı olur.

4. Karşınızdaki kişinin "ben" ifade tarzını, kendinize yönelen bir eleştiri olarak algılamadan onun bakış açısı olarak değerlendirin. Bu şekilde yapıcı bir konuşma mümkün olur.

5. Eşinize davranışlarından dolayı kompliman yapın ve sürekli "çorbada saç teli" aramayın.

6. Hangi noktalarda hemfikir olduğunuzu ön plana çıkarın. Varolan farklılıkların büyümesine izin vermeyin.

7. Konuşmak istediğiniz konuları kısa ve net bir şekilde masaya yatırın. Gerilere giderek olayı dramatikleştirmenin bir faydası olmaz.


8. Başladığınız konudan sapmayın. Eski hikayeleri yeniden konuşma konusu yapmayın.

9. Günlük yaşantıda eşinize hafif dokunarak ya da kompliman yaparak ona olan ilginizi gösterin. Bilhassa başka insanların yanında hayat arkadaşınızı mizahi ya da küçük düşürücü bir tarzla eleştirmeyin.

10. Samimi olun, ama saygıyla ve ölçüyü kaçırmadan davranmaya alıştırın kendinizi. Karşınızdaki kişinin yüzüne her şeyi patavatsızca söylemek barışa hizmet etmez.
Kaynak

6 Temmuz 2009 Pazartesi

Aşık Muffin

MALZEMELER
1 su bardağı şeker
3 yumurta
1 çay bardağı nişasta
1 paket margarinin 3/1 si (eritiyoruz)
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilya
2 şeker kaşığı tarçın
1 su bardağı sıvı yağ
1 su bardağı süt
Alabildiği kadar un

Üzeri için;
Çikolata sosu
Bonibon



HAZIRLANIŞI
Şeker, yumurta ve nişastayı mikser yardımıyla iyice çırpıyoruz. Erimiş margarini, yağı, sütü, unu da ilave edip karıştırıyoruz. Tarçın, vanilya ve kabartma tozunu da ilave edip çok az daha karıştırdıktan sonra, yağlı kağıt koyduğumuz muffin kalıplarına kaşık yardımıyla döküyoruz. Önceden ısıtılmış 180 derecelik fırında kekimizi pişiyoruz. Çikolata sosunu soğumuş olan muffinlerin üzerine döktükten sonra bonibonla süslüyoruz.

Afiyet olsun !

Aşık Kurabiye

MALZEMELER
1 su bardağı sıvı yağ
1 tatlı kaşığı tuz
1 paket margarinin 2/3 si (oda sıcaklığında)
1 paket kabartma tozu
1 çay kaşığı mahlep
2 yumurta
Alabildiği kadar un

Üzeri için;
Susam, çörek otu


HAZIRLANIŞI
Sıvı yağı, margarini, iki yumurtanın beyazını, kabartma tozunu, mahlebi, tuzu, unla beraber karıştırıyoruz. Kulak memesi yumuşaklığı kıvamında hamur elde ediyoruz. Hamura kurabiye kalıplarıyla şekil verip tepsiye diziyoruz. İki yumurtanın sarısını da üzerlerine sürüp, susam ve çörek otunu serpiyoruz. Önceden ısıtılmış fırında 180 derecede pişiriyoruz. Hafif kızarınca tepsiyi fırından çıkartıp soğumaya bırakıyoruz.

Afiyet olsun !

11 Haziran 2009 Perşembe

Walt Disney - DisneyLand





WALT DISNEY DEYİNCE….
Uzun yıllar önce, Kansas City’de bir genç, gazete gazete dolaşıp çizdiği karikatürleri satmaya çalışıyordu. Ama bütün yazı işleri müdürleri sanki ağız birliği etmiş gibi, biraz da kaba bir dille, ona aynı şeyi söylüyorladı:
“Karikatüre yetenekli görünmüyorsun, neden bu işi unutup başka başka şeyler denemiyorsun?”
Ama karikatür, gencin hayatının rüyasıydı. İnsan biricik rüyasını, gayesini nasıl unutabilirdi? O karikatürü bıraksa bile, karikatür onu bırakmıyordu ki; geceleri rüyalarına giriyor, onu daha fazla yakalayıp kendine çekiyordu. Sonunda mahalli kiliselerden birinin rahibi, genci kilisedeki faaliyetlerin resimlerini çizmesi için küçük bir ücret karşılığı işe aldı. Ama çiçeği burnunda sanatçının bir stüdyoya ihtiyacı vardı. Hem resim çizebileceği hem de uyuyabileceği bir yer lazımdı ona. Allahtan ki, kilisenin eski garajı vardı; ama garaj kelimenin tam anlamıyla farelerin istilası altındaydı. Genç, burada yaşamak zorundaydı. Ama günlerini birlikte geçirdiği bu farelerden birisi, tıpkı o genç sanatçı gibi dünya çapında şöhrete kavuşacaktı. Dünyanın her tarafında tanınan bu fare Mickey Mouse, genç sanatçı ise hayatının rüyasını asla terk etmeyen Walt Disney 'di..

Blog Widget by LinkWithin