22 Şubat 2010 Pazartesi

2.Mim: Hadi anlat bakalım

Sevgili Öykü'nün bloğunda kendini anlattığı mimi okuyunca keyifli fakat zor bi iş olduğunu farkettim. Okuyan herkesin mimlendiğini görünce bende kendimden birşeyler yazmak istedim.
*
Sandığım kadar kolay olmadı kendimi anlatmak. En iyi biz tanıyoruz kendimizi halbuki yine de insan kendini anlatırken ne kadar zorlanıyormuş cidden..
Madem kendini anlatmak zordur dedik..
*
1. Maddem hemen kafamda belirdi. Kendimi anlatmakta zorlanırım. Yanlış anlaşılmasın, kendimi ifade edebilirim. Ama biri bana kalkıp sende çok rahatsın, vurdumduymazsın, şöylesin, böylesin deyince bende bi acabaaa mı oluşuyor durduk yerde.. Kendimi tanıdığım halde bana göre sorumlu davrandığım (önemsiz konularda buna dahil) olaylar çevremdeki bazı insanlara göre yapılmaması gerekli şeyler olabiliyor.
*
Örnek veriyorum hemen..
-"Nurgül dün gece aradım aradım seni ulaşamadım, ya önemli bişiy olsa ya hasta olsam ya başıma bi hal gelse (Allah korusun) sana nasıl ulaşıcam?"
*
Bende ki cevap direkt şu olur:
-"Ee uyuyordum.."
*
Yani iş öyle bir hal alıyor ki bazen ya ben nasıl bir insanım neden kapattım şu telefonu, hatta ben neden uyuyorum ki off lanet olsun cep telefonunu icat edene.. diye söylenirken buluyorum kendimi :)
İşte bu huyuma kızıyorum, karşımdaki o kadar emin olunca bende ya evet ya doğru diyorsun valla haklısın ne diyim ki falan oluyorum.
*

2. İnsanları çok seviyorum, hümanistim herkesi kendim gibi görüyorum.
Bu huyum hem güzel hem de beni bazen olumsuz etkileyebiliyor. Kimse için kötü düşünemiyorum. Empati yeteneğim doruklarda ve karşıma anlayışsız biri çıktığı zaman kırılıyorum. Ben onun hakkında böyle düşünürken (vardır elbet bi sebebi) onun beni anlamaması beni çileden çıkarıyor.
*
İnsanları fazlasıyla anlamak bazen kafamı karıştırıyor. Orhan abimiz diyor ya hani "bence sende haklısın" bunu ben hep yapıyorum.. Hayatı olduğu gibi kabul ediyorum.
*
Çocuk ruhluyum, çabuk ağlarım, kolay affederim, hemen unuturum :) evet, çok unutkanım :)
*
Pozitif insanlarla sohbet etmeyi çoook severim..
Papatyayı, kelebeği, doğayı, hayvanları, gezmeyi, gülmeyi, örgü örmeyi, resim çizmeyi, dert dinlemeyi, efkarlanmayı, şarkı söylemeyi, çiçek sulamayı, ütü yapmayı, topuklu ayakkabıyı, sarıyı, çikolatayı, pudra şekerli kürt böreğini, o pudra şekerlerini üstüme dökmeyi, kısacası hayatı ciddiye almamayı seviyorum.
*
*
*
3. En en ennn büyük fobim; aslan, kaplan, jaguar kısaca kedigillerin hepsi... Bu fobimden kurtulmak için kaplanlı yüzükler mi takmadım, kaplanlı t-shirt mü giymedim, kaplan temalı ne varsa odamda yer mi açmadım.. neler neler.. yine de kurtulamadım :( En az 50kez rüyamda bir kaplan tarafından koşturulduğumu, evet bana ulaşmak için dörtnala koştuğunu gördüm.. !
Neyse hızlıca geçelim...
(Kelebek kaplan olarak biraz sevimli hale getirmeye çalıştım ama yok yok olmuyor işte)
*
*
*
*
4. Neşeliyim, eğlenmeyi ve eğlendirmeyi severim...
Komik bir fıkra öğrenince veya komik bir olay yaşadığımda bunu herkesle paylaşırım..
*
*
*
*
5. Melankolik tarafımda yok değil.
Çok üzgün olduğumda susarım, sessizleşirim. Sessizliğim hiç bir zaman hayra alamet olmadı. Böyle içimi bi sıkıntı basar. Bundan kurtulmanın tek yolu dua etmek diye düşünürüm. Bol bol dua etmek, şükretmek beni rahatlatır..
Kahkaha kadar, gözyaşının da insanlar için olduğunu unutmam..
*
*
*
*
*
*
*
*
*
*
*
6. Durumum ne olursa olsun gülmek için her zaman bir neden bulurum...
*
*
*
*
*
*
*
*
*
*
7. İstanbul'a aşığımmmmmmm..
Seviyoruuuum taşını toprağını, yeşilini, mavisini :)
*
Göğsüme bir İstanbul çiziyorum.
Başparmağımla kelebek biçminde
Çocukmuşum gibi aynanın önünde
Yüzümü saçlarımı okşuyorum

Kadıköy'den herhangi bi deniz
Tenha bi tramvay Şişli'den
Samatya'dan belki Sultanahmet'ten
İncir ağaçları anımsıyorum


Göğsüme bir İstanbul çiziyorum
Başparmağımla kelebek biçminde
Biraz umutsuzum biraz yorgun işte
En çok gözlerimi seviyorum
Ataol Behramoğlu
*
8. Günbatımını izlemek bendeki bütün negatifliği alır götürür.. Her biten gün gelecek yepyeni, pırıl pırıl günlerin habercisidir.
*
*
*
*
*
*
*
*
Not: Okuyan herkes mimlenmiştir ! :)

2 yorum:

Cikolata Agaci dedi ki...

Bir çırpıda okudum,iyi ki de okudum,seni daha çok sevdim (: Kaplanlardan ben korumak isterdim seni ama aslında senin de korkacağın bir durum yok çünkü Afrika'ya yolun düşmedikçe ve sen İstanbul'u sevdikçe burada karşına çıkamazlar.Asıl İnsan maskesine bürünen kaplanlardan korkmak lazım değil mi Tahinim ;)

Senin içinde ki çocuk oldukça hayat senindir sen de onun!DÜşlerimizi gerçekleşecek olanın mayasıdır demiş Serdar Özkan ;)

Seni Seven Pekmez

chou-chounur dedi ki...

:) Bende hep bunu düşünür dururdum. Ya bir gün zorla Afrika'ya götürülürsem ? Asla gitmemeliyim diye kendimi tembihledim :))

Canım Pekmezim çok teşekkür ederim, bende seni seviyorum kiii :)

Blog Widget by LinkWithin